Anneniz sabah erkenden kıymalı ve peynirli içleri hazır eder. Pastırmalı-yumurtalı falan yapılacaksa yumurtasını, yağını hepsini tepsiye koyup elinize bir de eski gazete tutuşturur. Elinizde tepsiyle doğru fırına...
Tepsinizi sıraya koyup numaranızı alırsınız. Evden çıkmadan babanızın verdiği "gevrek olsun, x tane çıkartsın" mealindeki direktifleri Servet Usta'ya söylersiniz. Artık pide sırası bekleyen ve hayattan çalacak yarım saati olan bir sürü çocuktan birisinizidir. Fırının yakınlarında bir yerlerde top oynarsınız. Bu tip ortamlarda rotasyon yoğun olduğundan ve fazla vakit olmadığından maç yapmak yerine ortada sıçan ya da japon kale gibi oyunlar tercih edilir. Sonra fırına geri döner, kesilip yağlanarak tepsiye konmuş olan pidelerinizi alır, üzerini gazeteyle kapatırsınız. Eve, elinizde tepsinin, üzerinizde pideleri eve getiren adam olmanın ağırlığıyla gidersiniz. Çay demlenmiş, gürül gürül yanan sobanın üstündeki yerini almıştır. Anneler, babalar teyzeler, amcalar, halalar, dayılar, anneanneler, dedeler ve boy boy çocuklar masanın etrafına dizilmişlerdir. İsteyene ayran, hatta kola bile vardır. günlerden pazardır...
İşte bu pazarlar yüzünden salonlarında kocaman yemek masaları olan evlerin şehridir Samsun. Ya da bir zamanlar öyleydi...
Resimdeki pide İstiklal'e girince ilk sağda bulunan Şimşek Karadeniz Pide Salonu'ndan. Ustası Termeli, şef garsonu Orhan Abi benim gibi Ellialtılar çocuğudur. Sipariş vermesini bilirseniz İstanbul'da güzel pide yiyebileceğiniz 2-3 yerden biridir.
Tepsinizi sıraya koyup numaranızı alırsınız. Evden çıkmadan babanızın verdiği "gevrek olsun, x tane çıkartsın" mealindeki direktifleri Servet Usta'ya söylersiniz. Artık pide sırası bekleyen ve hayattan çalacak yarım saati olan bir sürü çocuktan birisinizidir. Fırının yakınlarında bir yerlerde top oynarsınız. Bu tip ortamlarda rotasyon yoğun olduğundan ve fazla vakit olmadığından maç yapmak yerine ortada sıçan ya da japon kale gibi oyunlar tercih edilir. Sonra fırına geri döner, kesilip yağlanarak tepsiye konmuş olan pidelerinizi alır, üzerini gazeteyle kapatırsınız. Eve, elinizde tepsinin, üzerinizde pideleri eve getiren adam olmanın ağırlığıyla gidersiniz. Çay demlenmiş, gürül gürül yanan sobanın üstündeki yerini almıştır. Anneler, babalar teyzeler, amcalar, halalar, dayılar, anneanneler, dedeler ve boy boy çocuklar masanın etrafına dizilmişlerdir. İsteyene ayran, hatta kola bile vardır. günlerden pazardır...
İşte bu pazarlar yüzünden salonlarında kocaman yemek masaları olan evlerin şehridir Samsun. Ya da bir zamanlar öyleydi...
Resimdeki pide İstiklal'e girince ilk sağda bulunan Şimşek Karadeniz Pide Salonu'ndan. Ustası Termeli, şef garsonu Orhan Abi benim gibi Ellialtılar çocuğudur. Sipariş vermesini bilirseniz İstanbul'da güzel pide yiyebileceğiniz 2-3 yerden biridir.
1 yorum:
öyle bir anlatmışsınki,iştahım açıldı
kardeş.Yalnız bodrumda yaşıyorum.İstiklale gidecek para,sıfır bir 0 da zamansızlık tabii.Bu pidecinin bodrumda bir adresi yokmu?
olmadı,iki simit arası bir sandviç yapıp yiycez,ne yapalım:)
Yorum Gönder